KAMU HASTANELERİNDE ÇALIŞAN HEMŞİRELERİN TIBBİ MÜDAHALEDEN DOĞAN HUKUKİ VE CEZAİ SORUMLULUKLARINA İLİŞKİN FARKINDALIK DÜZEYLERİNİN ÖLÇÜMÜ: ANKARA - ESKİŞEHİR İLLERİ KAMU HASTANELERİ UYGULAMASI

thumbnail.default.placeholder
Date
2013-09-14
Authors
ARAT, Şenay
Journal Title
Journal ISSN
Volume Title
Publisher
Abstract
Bu çalışmada kamu hastanesinde çalışan hemşirelerin tıbbi müdahaleden doğan hukuki ve cezai sorumluluklarına ilişkin farkındalık düzeyleri incelenmiştir. Hemşirelerin hukuki ve cezai sorumluluklarının farkındalığının yüksek düzeyde olması ve tıbbi müdahaleyi hukuka uygun bir şekilde gerçekleştirmeleri hem yasal anlamda güvencelerini sağlamak, hak ve sorumluluklarını bilerek hareket etmeleri, hem de kaliteli sağlık hizmeti sunabilmeleri açısından önemlidir. Dolayısıyla, hemşirelerin hukuki ve cezai sorumluluklarına ilişkin farkındalık düzeylerinin yüksek olması, aynı zamanda hasta haklarının gelişmişlik düzeyini de yukarı seviyelere taşıyacaktır. Hemşirelerin hukuki ve cezai sorumluluklarının farkındalığının yüksek olması ve hukuka uygun tıbbi müdahale gerçekleştirmesinin kamu hastanelerinde çalışan hemşirelere sağlayacağı en temel fayda, hemşirelerin hatalı tıbbi müdahalesinden dolayı zarar görecek hastaya ve yakınlarına yüksek miktarda tazminat ödemek zorunda kalmamaları ve haklarında ceza kararı çıkmamasıdır. Ülkemizde son zamanlarda gündeme alınan kamu sağlık çalışanı ile zarar gören hasta veya yakının uzlaştırılması müessesi ileri tarihlerde tam anlamıyla uygulanmaya başlandığında sadece hekimler açısından değil, hemşireler açısından da pek çok tazminat ve ceza davaları gibi durumlarla sık sık karşılaşılacaktır. Çünkü; uzlaşma müessesesiyle, kamu çalışanı sıfatı sebebi ile güvence altına alınan hemşireler, artık bu güvenceden eskisi gibi yararlanamayacak ve zarar verdiği hastası veya yakını ile , verdiği zararın giderilmesi için karşı karşıya kalacak, yani artık ilk muhatap bağlı olduğu sağlık bakanlığı olamayacak, hemşirenin kendisi muhatap olacaktır. Bu sebeple, hemşirelerin hukuki ve cezai sorumluluklarının farkındalığının yüksek düzeyde olması, hemşirelerin yargılanma endişesini azaltacaktır. Bu çalışmada literatür ve mevzuat araştırması yapılmış, araştırmanın uygulama kısmında ise Ankara ve Eskişehir illerinde sağlık hizmeti veren kamu hastanelerin de çalışan 411 hemşireye anket çalışması yapılmış ve tıbbi müdahaleden doğan hukuki ve cezai sorumluluklarına ilişkin hemşirelerin farkındalık düzeyleri incelenmiştir. Anket çalışmasında kamu hastanesinde çalışan hemşirelerin hukuki ve cezai sorumluluğuna ilişkin eğitim alıp almadıkları, eğitim alanların eğitimi yeterli bulup bulmadığı ve bu bağlamda hukuki ve cezai sorumluluklarına ilişkin ne düzeyde farkında olduklarını kendilerinin belirlemeleri istenmiştir. Kontrol soruları ile belirledikleri farkındalık düzeyinin hukuka uygunluğu ölçülmüştür. Yapılan ankette elde edilen bulgularda, kamu hastanesinde çalışan hemşirelerin büyük çoğunluğunun hukuki ve cezai sorumluluklarına ilişkin yeterli eğitim almadıkları, eğitim alanların büyük çoğunluğunun aldıkları eğitimi yetersiz gördükleri saptanmış. Ancak eğitim almadıklarını ve eğitim alanların da aldıkları eğitimi yetersiz gördüklerini belirten hemşirelerin hukuki ve cezai sorumluluklarına ilişkin farkındalık düzeylerini yeterli düzeyde değerlendirdikleri görülmüştür. Yeterlilik düzeylerini kontrol eden sorular incelendiğinde ise kamu hastanesinde çalışan hemşirelerin hukuki ve cezai sorumluluklarına ilişkin her ne kadar kendilerini yeterli düzeyde bilgili ve eğitimli olarak değerlendirseler de aslında yeterli derecede bilgili ve eğitimli olmadıkları saptanmıştır. Uygulanan ankette hemşirelerin tıbbi müdahaleden doğan tıbbi hatayı hasta veya yakınlarından saklamak eğiliminde olduğu görülmüştür. Yapılan tıbbi hatayı saklamanın en temel nedeni ise hastaların tıbbi hatayı öğrendiğinde hemşireler aleyhine dava açma eğilimin artacağını düşünmeleridir. Hemşireler açılan davaların motivasyonlarını düşürdüğünü ve açılan davaların haksız yere açıldığını ifade etmişlerdir. Hemşireler aleyhlerine dava açılma endişesinin sunulan sağlık hizmetinin kalitesini azalttığını belirtmişlerdir. Hemşirelere göre tıbbi müdahaleden doğan, tıbbi hatanın en temel nedeni ise çok sayıda hasta bakımı, yetersiz mesleki eğitim ve yoğunluktur. Yapılan çalışmanın son bölümünde, sonuç ve öneriler kısmında hemşirelerin tıbbi müdahaleden doğan tıbbi hataya ilişkin hukuki ve cezai sorumluluklarının farkındalık düzeylerini nasıl arttırabileceklerini ve tıbbi hatayı en aza indirecek öneri ve çözüm yolları ortaya konulmaya çalışılmıştır.
Description
The Knowledge Level of Nurses of Their Legal and Criminal Law Obligations in Connection with Their Medical Interventions – Case Study: Public Hospitals in Ankara and Eskişehir
ABSTRACT: In this study, the knowledge level of nurses of their legal and criminal law obligations in connection with their medical interventions has been investigated. It is important for the nurses to be highly aware of their legal and criminal law obligations and perform their medical interventions in accordance with the applicable law so that they can enjoy legal security, operate with sufficient knowledge of their rights and obligations as well as provide quality medical service. Correspondingly, the practice of nurses highly aware of their legal and criminal law liabilities shall result in improvement of patient rights. The main benefit to nurses of the above-mentioned awareness and legal conformance of their medical opeOranns is the avoidance of high monetary compensations to patients and their families besides the criminal law penalties due to an error in their medical interventions. In Turkey, there are recent efforts to establish an institution to settle conflicts between the government-employed medical employees and the patient and his family, who have suffered damages. When the settlement practice is put in to wide-spread application, not only the doctors but also the nurses will enSayılaner frequent compensatory and criminal law suits. This is because the institution of settlement will result in a situation where the nurses, who have previously been legally secure due to their government employee status, will no longer be able to enjoy this protection. Moreover, they will have to face personally the patient and his family to remedy the damages they may have caused, that is, the ministry of health will no longer be involved in the court case but the nurse will personally be prosecuted. For this reason, the awareness of the nurses of their legal and criminal law liabilities will reduce their concerns for being committed to trial. In this study, the literature and current legal regulations have been investigated; in the practical application section, some 411 nurses working for government hospitals in Ankara and Eskisehir have been contacted by way of a questionnaire and their knowledge of their legal and criminally law liabilities have been reviewed. In the survey, the nurses employed by the government hospitals have been requested to provide information on whether they have received any training on legal and criminal liabilities and whether they find satisfactory the training if they have received any. They are also are requested to self-determine their own level of knowledge of their legal and criminal law liabilities. Some control questions have been posed to find out the conformance to law of their self-determined level of information. As a result of the survey, it has been determined that a large majority of government nurses have not received sufficient training on their legal and criminal law liabilities and those that have received training have considered it inadequate. In contrast, the nurses with no training or those that consider their training inadequate deem they are sufficiently aware of their legal and criminal law liabilities. When the control questions have been reviewed, however, it has been found that the nurses are neither sufficiently trained nor informed even though they have rated themselves to the contrary. In the survey, the nurses have indicated a tendency to cover up from the patient and his relatives the errors resulting from a medical intervention. The main reason for such cover-up is the risk of facing a law suit in case the medical error has been discovered by the patient or his family. The nurses have indicated that the law suits, allegedly unjustified, have negatively impacted their motivation. They have also stated that the possibility of facing a law suit decreases the level of quality of the medical service they provide. According to these nurses, the main reasons for the medical errors are high number of patients per nurse, insufficient professional education and overload. In the last section of this study, conclusion and recommendations, potential solutions have been discussed on the ways nurses can increase their level of information on their legal and criminal law liabilities and minimize their medical errors.
Keywords
business
Citation