AHİ ŞERAFETTİN (ASLANHANE) KÜLLİYESİNDE CAMİ, ZAVİYE VE TÜRBE’NİN İŞLEVSEL VE İÇMİMARLIK AÇISINDAN KARŞILAŞTIRILMALI DEĞERLENDİRİLMESİ

thumbnail.default.placeholder
Date
2012-07-25
Authors
ŞAHİN, Berk
Journal Title
Journal ISSN
Volume Title
Publisher
Abstract
Anadolu Selçukluları döneminden günümüze kadar varlığını sürdüren tarihi eserler arasında döneminin en önemli örneklerinden biri olan Ahi Şerafettin Camisi gerek yakın çevresinde bulunan zaviye ve türbesi ile İslami dini mimarlık örneklerine sahip olması, gerekse dönemin iç ve dış mimari tasarım ve uygulamaları açısından özenle incelenmesi gereken bir eserdir. Türklerin Orta Asya’da kullandıkları çadır hayatının ve özellikle ahşap direkli çadırlar içinde ibadetlerini yerine getirmelerinin yansıması olarak Anadolu’da inşa edilen ahşap direkli, ahşap oturtma çatılı camiler, Türklerin Anadolu’ya gelmelerinin ardından mimari örnekler olarak önemli bir yere sahip olmuşlardır. Ahi Şerafettin Camisi, Anadolu’da bolca bulunan bir hammadde olan taş malzemenin kullanılması ile oldukça sade cephelere sahip sınırlanan mekânının içinde, eşsiz sanat eserlerini barındırması yönünden farklı bir alanda diğer örneklerinden ayrılmaktadır. Üç cephesinde birer kapısı ve bunlardan kuzeybatı cephesinde taç kapı ile hareket kazanan yapının, Anadolu Selçukluları yapı elemanı olan tuğlanın sırlı ve sırsız kullanıldığı bir adet minaresi bulunmaktadır. Dönemin ahşap direkli, oturtma çatılı camilerinden olan Ahi Şerafettin Camisi, bazilikal planı, kıble duvarına dikey her biri altı adet dört ahşap sütun dizisiyle 5 satıh meydana getirmektedir. Caminin içinde bütün kuzeybatı kısmını ikinci direğe kadar kaplayan kadınlar mahfili, mekânı ikinci kat halinde ayırmaktadır. Orta nef üzerinde bulunan görkemli çini-alçı mihrap, caminin boyuna uzanan simetri aksının tam üzerinde yer almaktadır. Bütün içmimarisi ve muhteşem çini mihrabı yanında, caminin ahşap minberi orta boy minberlerden taklit kündekari tekniği ile yapılmış ve yan aynalıklarında geçmeler halinde işlenmiş yıldız, altıgen, üçgen şeklindeki figürlerin içleri işlenmiş şekilde günümüze kadar sağlamlığını koruyan ender örneklerdendir. Boyuna dikdörtgen planlı caminin ahşap tavanı, dört sıra halinde dizilen altışar adet ahşap direkle, üzerinde antik sütunlar ve bu sütunları hatıllara bağlayan ahşap yastıklar ile taşınmaktadır. Döneminin içmimari ve çevre tasarımını en iyi şekilde yansıttığı yapının bunun yanında yaşayış, kültür ve sanat tarzını yansıtması açısından hem sanat tarihi hemde mimarlık disiplini açısından önemli detaylara sahip olması gelecekte daha birçok alanda araştırılması gerekli tarihi eserler arasına yapıyı sokmaktadır. Caminin yine aynı dönemde yapılmış Ankara yakın illerinden seçkin örnekler olan Beyşehir Eşrefoğlu Camisi, Sivrihisar Ulu Camisi, Afyon ve Konya Camileri gibi benzer yapılarla yapım detayları karşılaştırılarak içmimari açısından yapıldıkları dönemde genel bir tasarım çizgisini takip ettiğini söylemek mümkün olmuştur. Bütün detayları ile Anadolu Selçuklularından günümüze kadar uzanan süreçte araştırması yapılan bu çalışmanın, içmimarlık alanında gelecek araştırmalara örnek teşkil etmesi ve kaynak olmasını umut etmekteyiz.
Description
ANKARA AHİ ŞERAFETTİN (ASLANHANE) KULLİYE, MOSQUE AND TOMB FUNCTIONAL AND TERMS OF INTERIOR ARCHITECTURE COMPARATIVE EVALUATION
ABSTRACT: In addition to being the example of Islamic religious architecture among the historical works from the period of Anatolian Seljuk until the present, Ahi Şerafettin’ mosque, tomb and lodges are one of the most important examples in terms of interior and exterior architectural design and applications. Coming after the Turks in Anatolia, as a reflection of the life in a tent used in Central Asia, constructions of wooden truss-roofed and columns mosques have had an important place in architectural examples of Anatolia. Although having plain and unpretentious exterior walls, it has more special place than other examples of the Anatolian Seljuk period in terms of having unique artworks inside. Firstly, in addition to having three doors on four facades, one of them has importance as crown door on northwestern facade. Furthermore, glazed and unglazed brick have been used for both for the minaret and door decorations of the mosque as a structural element of Anatolian Seljuk. As a wooden columns mosque of the period, Ahi Şerafettin mosque with basilica plan type has 24 wooden columns that separates the interior space into five equal parts. Women’s loge has been constructed until the second column border from the northwestern facade of the mosque and it has been seen as two-story interior space inside of the mosque. Magnificent altar which consisting of tile and gypsum is seen beside the minbar in the middle nave of the mosque. The imitate kündekari technique have been used on the both side of the minbar as hexagonal, triangular and star forms. In terms of reaching to the present, the minbar and the altar have an important place in between examples of their construction period. Although there are many restoration work on the historical monument in time, there is no doubt that, Ahi Şerafettin Mosque has an important data from its period about the way of life, the history of art and culture but also it reflects its unique interior and environmental design principles which have to be examined very carefully to carry on the knowledges and construction details of the historical places to the future. With this research, it is hope that data will be useful for further studies.
Keywords
interior architecture and environmental design
Citation